easy website creator

Akyaka Hakkında

Akyaka M.Ö 2600 lü yıllara dayanan, tarihe tanıklık eden beldedir. Geçmişten günümüze birçok medeniyete tanıklık etmiştir. Günümüzde, soğuk olmasıyla ünlü ve ülkemizde benzersiz su altı yaşamına hem yuva hem tanıklık eden ender nehirlerden biri Kadın Azmağı Akyaka'da bulunmaktadır.Buyurun kısaca Akyaka'yı beraber tanıyalım.

Bizi Takip Edin !

    AKYAKA HAKKINDA

    Akyaka günümüz de Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir mahalledir. Muğla'nın Büyükşehir Belediyesi olmasından sonra belediyesi kapanmış ve Ula'nın mahallesi olmuştur.

    Akyaka bir kolunun Datça Knidos bir kolunun ise Bodrum Akyarlar'a kadar uzanan Gökova Körfezi'nin en noktasında bulunmaktadır.

    Akyaka Muğla ili içerinsinde gezilecek görülecek noktaların neredeyse tam ortasında bulunmaktadır ama çevreyi gezmeden önce Akyaka'nın keyfini çıkarmalısınız. Akyaka Azmak Çayı denize kadar metrelerce uzanan ve içerisinde yüzlerce sualtı yaşamına ev sahipliği yapan, üzerinde tekne ve kano turlarının yapıldığı Akyaka'ya has eşsiz bir doğa harikasıdır.

    30 km yakınında Marmaris, 45 km uzağında Köyceğiz, 13 km uzağında Ula, 60 km uzağında Dalyan, 130 km uzağında Bodrum ve 100 km uzağında Fethiye bulunmaktadır. Akyaka ve çevresi ise benzersiz koylar ve gezi rotalarıyla çevirilidir.

Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın (Halikarnas Balıkçısı) sözleriyle bu bölümü bitirelim. "Roma'yı görmeden ölme, Gökova'yı gör de yaşa" 

     AKYAKA TARİHİ

    Muğla ilinin Ula ilçesine bağlı Akyaka Mahallesinin (Beldesi) tarihi M.Ö. 2600 yıllarında kadar uzanır. O tarihlerde Muğla Bölgesinde kurulu olan Karia Uygarlığı'nın İdyma şehri günümüzde Akyaka'yı içine alan bölgede yükselmiştir. Akyaka'da bir çok yerde sokaklarda ormanlık alanlarda kalıntılarına rastlamak mümkündür.

    Tarihi yazıtlarda İdyma şehri İdymas nehri kenarına kurulu bir şehir olarak geçmiştir. Günümüzdeki Kadın Azmağının İdyma zamanlarında bir yer altı suyu olduğu ve aniden yeryüzüne çıkarak bir nehir oluşturduğu söylenmektedir.

    İdyma şehri için Karia döneminde çok fazla bilgiye rastlanmamıştır.

    İdyma şehri M.Ö. 500 lü yıllarda Delos Deniz Birliği yönetimine geçmiştir. Birlik yönetimine geçtikten bir süre sonra şehir ve çevresinde bazı alanlar Spartalı komutan Dysandros tarafından tahrip edilmiştir. M.Ö. 300 lü yıllarda ise Büyük İskender'in Anadolu'ya gelişiyle İdyma adını Rhodein adına bırakmıştır. Rhodeian adı Rodos Karşısı anlamına gelmektedir ve bir süre sonra bölge Rodos'a bağlanmıştır. Şehir bu yıllarda sürekli el değiştirmiştir.

    129 yılında Karia Roma'nın Asia eyaletine bağlanmıştır ve bazı yazıtlarda İdyma Şehri M.Ö 1. yüz yılda hala Rodos yönetimindedir. M.Ö 41 yıllarında Mısır Kraliçesi Cleopatra Efes topraklarına Akyaka ve çevresindeki sahillerden geçerek ulaştığı söylenir. Bu bölgede yapılan kazılarda Roma dönemine ait mozaiklere de rastlanmıştır. 

    Günümüzde Akyaka'nın çevresini oluşturan yerler o dönemde de farklı yerleşim yerleri şehirler olarak tarihe geçmiştir. Örneğin; Kuzeyde Muğla ( Mobolla ) ve Yerkesik ( Thera ), Batısında Ören ( Ceramos ), Doğusunda Kızılyaka ( Callipolis

    Akyaka iniş dibi mevkinde M.Ö. ki dönemlere ait bir çok kaya mezarı kale ve kalıntı mevcuttur.

    Roma'nın Anadolu'da birçok yerde olduğu gibi dağlık yerleşim yerlerinden vazgeçmesiyle Akyaka Bölgesinden çekilmelerin başlaması aynı zamanlara denk düşmektedir. Akyaka'da gezinti yaparken dağlara dikkatlice bakarsanız o dönemlere ait kalıntıları fark edebilirsiniz. Maden İskelesi ve Çınar Plajı yolu üzerinde olan bir çok kaya nişini, oyukları gözetleme alanlarını fark edebilirsiniz. Azmak deresini takip ettiğinizde Restorantların başladığı kısımdan sonra dağlık alanda Sakar Tepe'ye uzanan kısımda bir bölümü günümüze kadar korunmuş Akyaka Ortaçağ Kalesini de görebilir ve küçük bir patika tırmandıktan sonra kaleye ulaşabilirsiniz.

    Roma döneminden sonra Bizans'ın Anadolu'da hakimiyet kurmasıyla bölgedeki yerleşim önemini yitirmiştir ve giderek kırsal yerleşim yerlerine doğru geçiş başlamıştır. Bu döneme ait kalıntılar Maden İskelesinden Akbük istikametine doğru gidilirken ormanlık alanda bulunmaktadır. 

    13. yüzyılda bölge hakimiyeti Bizans'tan Türklere geçmiştir. Bu zamanda sonra bölge ilk olarak Menteşe Beyliğine sonra Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.

    Akyaka tarihin her döneminde insanların hayatını sürdürmesi için elverişli bir yer olmuş ve olmaya devam etmektedir.

Nail Vahdeti Çakırhan

    1910 yılında Muğla'nın Ula ilçesinde doğdu. İlköğrenimini ve orta öğrenimini Muğla'da Lise eğitimini ise Konya'da tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesinde Tıp fakültesini devamında da Hukuk fakültesini yarıda bırakmıştır sonrasında Edebiyat Fakültesine girmiştir. Eşi Türkiye'nin ilk kadın arkeologlarından Halet Çamlıbel'dir. Halet Çambel ile 1938 yılında evlenmiştir. Hastalığı sebebiyle yerleştiği Akyaka'da mimarisini kendisini tasarladığı Akyaka Eviyle Uluslararası Ağa Han ödülüne laik görülmüştür.

    İnsanlığa şair, edebiyatçı ve mimar olarak eserler bırakmıştır.

    Eserlerine örnek olarak;

*  Resimli Ay Dergisi

*  Daha Çok Onlar Yaşamalıydı

*  Harbin Eşiğindeki Türkiye

*  Üç Hapishane'den Mektuplar Canım Halet'çiğim

*  Yapı Mimarisindeki Yarım Yüzyıl Geleneksel Mimarisinin Şiiri

*  Nazım Hikmet ile çıkardığı 1+1=Bir kitabı

*  Akyaka'ya miras bıraktığı bensersiz güzellikteki Akyaka Mimarisi.


    Akyaka evlerinin dışında Muğla Konakaltı Hanını restore etmiştir. Akyaka'da günümüzde tüm evler bıraktığı mimari çizgisinde devam etmeye çalışmaktadır.

    Yaşamının son zamanlarını ona Ağa Han Mimarlık ödülünü kazandıran günümüzde müze olan evinde geçirmiştir. 10 Ekim 2008 yılında Muğla'da tedavi gördüğü hastanede kolon kanserin sebebiyle hayata veda etmiştir. 

Nail Çakırhan Halet Çambel

© Copyright 2018  - All Rights Reserved - Gez Gör AKYAKA